Roma İmparatoru 1.Jüstinyen


Roma İmparatoru 1.Jüstinyen (Justinianos); Nika ayaklanması, Aya Sofya Kilisesi, Roma Hukuku ve Jüstinyen Vebası ile anılır. 527 – 565 yılları arasında görev yapan ve 85 yaşında vefat eden Jüstinyen, bazı tarihçiler tarafından son gerçek Romalı imparator olarak tanımlanır. Kendisi aynı zamanda Latince konuşabilen son imparatordur ve kimileri tarafından “büyük” unvanı da ithaf edilir fakat daha önce de yazdığım gibi bu unvan ile anılan tek imparator, İstanbul’u başkent yapan Büyük Konstantin’dir.

Iustinianus Konstantinopolis’te

Aya Sofya Kilisesi İçindeki Jüstinyen İkonu

Aya Sofya Kilisesi İçindeki Jüstinyen İkonu

İmparator olmadan önceki adı Flavius Petrus Sabbatius Iustinianus olan Jüstinyen, Roma İmparatoru Jüstin’in yeğenidir. Sabbatius’tan olma, Helena’dan doğma Jüstinyen, 482 yıllarında Üsküp Makedonya’da bulunan Toresium (Tauresium) köyünde dünyaya gelmiştir. Ailesi çiftçi olan Jüstinyen, amcasının himayesinde Konstantinopolis’e gelir. “Bir İmparatorluğun Doğuşu” adlı kitabı okuduğumda bariz bir şekilde gördüm ki, yeğen Jüstinyen,  (karakter olarak) amcasından çok etkilenmiştir. İmparatorluğu süresince karşılaştığı zorluklarda hep onun gibi düşünmeye çalışmıştır.

Konstantinopolis’te iyi bir eğitim alan genç Flavius Petrus, orduda subay olur. Zaten bu sayede imparatorluğa giden yolda amcasını, kendi askeri gücünü kullanarak desteklemiştir (Vitalyan ayaklanmasında özel muhafız alayının başında olan Jüstinyen’in, amcasının en büyük rakibi Kont Vitalyan’ı öldürdüğüne inanılmaktadır). İlerleyen yıllarda yaşlanması hasebiyle zorlanan amcası Jüstin’e, devlet işlerinde yardımcı olmaya başlar. Çok geçmeden de İmparator Jüstin: “Halkımın kararı sonucunda yeğenim ve evlatlığım Jüstinyen’i eş imparator ilan ediyorum” diyerek ona tahtın yolunu açar. Çünkü bir başka deyişle, Jüstinyen’i varis olarak atamış bulunur.

Pagan Rahibesinin Kızı: Theodora

Bu arada Jüstinyen, bir pagan rahibesinin kızı olan Theodora ile tanışır. Babasının donanma subayı olduğu yönünde, emin olmadığım bilgiler bulunmaktadır. Tiyatro ve panayırlarda dansçılık yapan Theodora’nın aslında fahişe olduğu bilinmektedir. Aralarındaki ilişkinin aşka dönüştüğü dönemde Theodora, kaderinde imparatoriçelik olduğunu herhalde tahmin edemezdi.

Jüstinyen, imparator olduktan sonra yasaları değiştirerek, aşağı sınıftan gelen bir kadınla olan evliliğini hukuken mümkün kılmıştır.

Büyük Saray’ın Yeni Efendisi: Jüstinyen

Amcasının 527 yılında vefat etmesiyle Jüstinyen, 45 yaşında Aya Sofya’da taç giyer ve hükümdarlığını

Jüstinyen Sütunu

Zaferlerinin Onuruna Diktirdiği Jüstinyen Sütunu

ilan eder. İmparatorluğun içinde bulunduğu durumu iyi tahlil eden 1.Jüstinyen, Suskunlar Toplantısı’na bizzat katılmaya başlar. Bu, günümüzün bakanlar kurulu toplantısına eşdeğer bir yönetim unsurudur. Yalnız, gerektiğinde askerlerin de katılması sebebiyle biraz daha geniş kapsamlıdır diyebiliriz.

İlk yıllarında, o zamanlar doğunun en büyük kentlerinden ve güneydoğu Anadolu’nun merkezi olan Antakya’nın yaşadığı büyük deprem ile karşılaştı. Antakya’yı tekrar ayağa kaldırmak için çaba harcadı. Vergi sistemini düzenledi ve ordunun yapısını gözden geçirdi.

Roma Hukuku

Bugünkü medeni kanunların temeli olan Roma Hukuk yapısını düzenleyen Jüstinyen’dir: Moribus antiquis stat es Romana!  Yüzyıllardan beri birçok konuda defalarca farklı emirler verildiğini ve bunun kanun kitaplarını şişirerek hakimlerin işini zorlaştırdığını fark ederek uzun süre çalıştı ve Novellae diye anılan kanunnameyi ortadan kaldırdı. Bu arada o dönem için ilginç sayılabilecek bazı kararlar da aldı:

  • Her çocuk özgür doğar.
  • Köleler tek bir cümle ile serbest bırakılabilir.
  • Gayrimeşru çocuklar da mirastan pay sahibidir.

Zor Zamanlar: Nika İsyanı

Nika Ayaklanması adlı yazımda tüm teferruatıyla ele aldığım bu direnişe özet olarak değinelim.

532 yılında antik İstanbul Hipodromu’nda başlayan isyan neticesinde Konstantinopolis 5 gün boyunca yanmış ve bu arada Ayasofya ile Samson Hastanesi de kül olmuştur. Gerçi bu sayede bugünkü Aya Sofya inşa edilmiştir fakat bedeli ağır olmuştur. İsyanı bastırmak için 30.000 civarında insan hipodromda kılıçtan geçirilmiştir. Bazı Romalı tarihçiler, Jüstinyen’in bu katliamı hiç istemediğini ve çok üzgün olduğunu, bu nedenle de büyük mabedi inşa ettirdiğini yazarlar. Zaten bu olaydan sonra bir daha kimseyi ölümle cezalandırmayacaktır.

Kutsal Mabet Ayasofya Kilisesi

Apayrı bir yazının konusu olan Ayasofya’nın Jüstinyen tarafından yapıldığını belirteyim. 3.Ayasofya olarak da anılan kilise, o zamanlar için yeryüzünün en büyük ibadethanesi idi. Kutsal mabet, yüzyıllar boyunca da bu unvanını korumuştur.

532 yılında ayaklanmanın hemen ardından inşasına başlanan kilise, yalnızca 5 yıl gibi bir sürede tamamlanmış ve Jüstinyen 55 yaşında iken ibadete açılmıştır. Gerçi çok geçmeden o muhteşem kubbesi çökmüştür ama… Teferruatlı bilgi için Ayasofya Kilisesi isimli yazımı okuyabilirsiniz.

Askeri Harekatlar

İmparator Jüstinyen

Roma İmparatoru 1.Jüstinyen

İmparator Jüstinyen, Roma’nın özellikle Akdeniz’de ve Afrika’da kaybettiği toprakları geri almak için çok uğraşmıştır. General Belisarius, General Mundus ve Komutan Soluk Yüzlü John ile bir ölçüde başarılı da olmuştur.

Afrika fatihi Belisarius, göçmen kavimlerden Kartaca ve zor da olsa eski başkent Roma’yı geri almıştır. Perslere karşı doğuda sıkıntılar yaşansa da önce kaybedilen Antakya daha sonra geri alınmıştır. Adriyatik ve Akdeniz güvenli sular haline getirilmiş, barbar olarak adlandırdıkları kavimler İtalya’dan çıkarılmıştır. Her ne kadar bir daha İspanya ve Britanya’ya ayak basamasalar da, batıda ve doğuda sınırlar güvene alınmıştır.

Jüstinyen Vebası

542 yılının Mayıs ayında, Konstantinopolis’in kuruluş kutlamalarında şehre ulaşan veba salgını, Jüstinyen vebası olarak anılır. Yüzyıllardır şehrin başına gelen en büyük felaket olan salgın neticesinde 750.000 olan Konstantinopolis nüfusu, 450.000’ine inmişti. Tam 300 bin kişi, İskenderiye ve Filistin’den gelen gemilerin demirlediği iskelelerden yayılan bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmiştir.

Şehri ele geçiren veba nedeniyle sokaklar zamanla boşalmış, ticaret ve tarım neredeyse durma noktasına gelmişti. Yine de kimse sur dışına kaçmamıştı. Hatta bazı gönüllü kişiler cesetleri toplayarak gömüyorlardı. Yaz sıcağında iyice yayılan hastalığa rağmen muhafız kıtasının devriye yürüyüşleri ve İmparator Jüstinyen’in tören alayları ile kiliseye gitmesi, halka moral veriyordu. Her şeye rağmen kıtlık ve açlık baş göstermiş ve paranın değeri düşmüştü. Üstelik salgın, balkanlara kadar yayılmıştı. İşin en ilginç yanı, salgının Noel’e doğru, geldiği gibi şehri hızlıca terk etmesi olmuştu.

Jüstinyen’in Ardından

Jüstinyen döneminde Konstantinopolis tekrar güçlenirken Roma imparatorluğu da toparlanma sürecine girmişti.

Siyasal anlamda dönüşüm yaşanmış; sanat ve mimari, Ayasofya ile birlikte İstanbul’da zirve yapmıştı. Göçmen

1.Jüstinyen Döneminde Roma İmparatorluğu

İmparator 1.Jüstinyen Döneminde Roma İmparatorluğu

kavimlerle en iyi şekilde mücadele edilmiş, hukuk reformları yapılmıştı. Antakya yeniden inşa edilirken, tek bir isyanda tam 30.000 insan katledilmişti. Özetle kesintisiz 38 yıl süren iktidarında belli konularda istikrar hüküm sürmüştü.

Buna karşın halk giderek yoksullaşmıştı. Hemen her alanda konulan ağır vergiler, devleti güçlendirirken halkı açlığa itmişti.

Sonuçta ne olursa olsun 1500 yıl sonra hala İmparator Jüstinyen, eşi İmparatoriçe Theodora ve Nika Ayaklanması akıllardadır. Ve tabi 3.Ayasofya dimdik zamana meydan okumaya devam etmektedir…

Desteğinizi bekliyoruz:
[Toplam:2    Ortalama:5/5]

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir